Taşköy'e holgeldiniz.

Onlar kentlerini bizim yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzü altında ve en güzel iklimde kurdular.

- Herodot

Tunç Çağı’ndan beri buradayız… Ege’nin rüzgârlarının taşıdığı nemle yeşeren bağlarında ve bereketli topraklarında boy veren zeytinliklerinde biriken geleneği koruyoruz... Akdeniz havzasının uzak köşelerine uzanan cesur Foçalı denizcilerin, üzümü şaraba, zeytini yağa, toprağı hayata dönüştüren azimli çiftçilerin mirasına sahip çıkıyoruz. Ve en çok da çocuklarımız için sürdürülebilir bir dünya hayalini canlı tutmaya talibiz, gücümüz yettiğince…

2009’dan beri Ilıpınar Köyü’ndeyiz… O gün bugündür, şaraphanemiz ve soğuk sıkım yağhanemizde, Bağarası, Kocamehmetler Köyü’ndeki bağımız ve zeytinliklerimizde yetişen sertifikalı organik ürünleri işliyoruz. Foça’nın toprağından gelen, Foça’nın kalbinde kaliteli gıdaya dönüşüyor. Elle toplanıyor, açık kasalarla naklediliyor, özenle dinlendiriliyor, geleneğin hak ettiği saygıyla servis ediliyor.

2011’den beri Taşköy’ün mutfağındayız… Kahvaltı soframızdan da Foça’yı eksik etmiyoruz; doğal, organik ve yörenin insanının alınteriyle şekillenmiş gerçek bir damak şöleni vaat ediyoruz. Bahçemizde Ege’nin en iyisi kabul edilen, Balıkesir’in kıvırcık kuzusundan tandır ve çevirme yapıyor; bademli, kayısılı pilavla masanıza getiriyoruz… Ama kendi çocuklarımıza yedirmediğimiz hiçbir şeyi, dostlarımıza ikram etmiyoruz. Düğünler, yıldönümleri, doğum günleri, velhasıl kutlamaya değecek her olay, toplanmaya değecek her vesile için vadiye uzanmış yeşil bahçemizi, taş evimizi ve cam avlumuzu her daim hazır tutuyoruz…

Restoranımız - Taşköy Modalı

Yeşil bir vadide saklı bir bahçe; bahçedeki ağaçların altında saklı huzurlu bir gün; günü güzelleştiren sofralar… Ve o sofralarda doğal, organik ve yerel lezzetler… İşte Taşköy Modalı’da sizi bekleyen aşağı yukarı böyle bir şey.


Serpme kahvaltımız beş çeşit peynir, bize özel zeytin harcı, bal içinde yüzen manda kaymağı, mevsimine uygun reçeller, zeytinyağıyla yüzü gülmüş yeşil ve siyah zeytin, pastırmalı peynirli minik börekler dahil 24 çeşidiyle sabahı dolduruyor; sınırsız çaya ve kızarmış köy ekmeğine ancak yer kalıyor… Ama illa ki sahanda sucuklu ya da pastırmalı yumurta da yemek istiyor insan. Belki yanına taze sıkılmış portakal suyu… En sonunda mis gibi bir Türk kahvesi…

Öğlen ya da akşam yemeğinde kuzu tandır ve kuzu çevirme başta olmak üzere, çeşit çeşit et yemeğine bereketli Gediz Ovası’nın taze sebzelerinden salatalar, zeytinyağlılar ve mezeler eşlik ediyor. Yine de en çok kuzu etiyle birlikte ikram edilen bademli, kuru kayısılı pilav ve Foça yoğurdu akıllarda kalıyor her ne hikmetse… Bir de bağımızdan kopup gelen üzümlerden yapılan içecekler.

Yine de en çok çocuklar seviyor burayı; Taş Burger mi onların aklını çelen, yoksa çocuk oyun alanı mı bilinmez… Belki de çocuklar doğaları gereği güvercinler, tavşanlar, köpekler, paçalı tavuklar, tavus kuşu ve ördeklerle birlikte özgürce çimenlerde koşmayı sevdiklerindendir…

Ayrıca söylemiş miydik, göz alabildiğine yeşil bahçe, taş ev ve cam avluda düğünler, yıldönümleri, doğum günleri, velhasıl kutlamaya değecek her olay, toplanmaya değecek her vesile için imkan var. Ve kışın şömine başında, yazın hamakta geçen iki kişilik bir günün cazibesinden bahsetmiyoruz bile…

Şaraphanemiz

Binlerce yılın geleneğini yaşatmak amacıyla kurulan şaraphanemizi gezmek ve ürünlerimizden satın almak için tek yapmanız gereken Taşköy’e uğramak... Her zaman bekleriz…

11 Haziran 2013 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 6487 sayılı yasanın "Alkollü içkilerin her ne suretle olursa olsun reklamı ve tüketicilere yönelik tanıtımı yapılamaz" hükmü gereği ürünlerimizin "Şaraplar" bölümüne erişemiyorsunuz.

Ha Belh’te ölmüşsün, ha Bağdat’ta hepsi bir; Kadeh doldu mu, acı da olsa içilir. Keyfine bak; çok aylar doğmuş batmış sensiz; Sensiz daha çok ayların on dördü gelir.

-Ömer Hayyam

Yağhanemiz

Antik çağlardan beri Ege’nin ve Egeli’nin damarlarında zeytinyağı akar. Buranın ahalisine zeytin, tane tane besin olur, sağlık olur; güç, düş, barış, geçmiş, gelecek olur… Zeytinyağı yemeklerine tat olur; kandillerine akar gecelerine ışık verir; sabuna dönüşür temizler; her derde deva büyülü bir iksir gibi…

Onlar kentlerini bizim yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzü altında ve en güzel iklimde kurdular.

Yağhanemizde Foça rüzgârı, güneşi ve yağmurlarıyla olgunlaşan, organik sertifikalı zeytinler, dalından elle toplanmasının üstünden 12 saat geçmeden sıkılmaya başlanır; en fazla 30 derecede hamura dönüşür. Doğanın insanoğluyla dostluğundan doğan zeytinyağının her damlasına hak ettiği saygı, özen ve sevgi gösterilir. Susuz, soğuk sıkma ve organik olan bu zümrüt yeşiliyle altın sarısı ışıkla yanan, kokusuyla başdöndüren yağ, 10 gün bekletilir ve sonra da şişelenir. Ve adı Phokaia ve Taşköy zeytinyağları olur, sofralarımızı onurlandırır…

Zeytinyağlarımız hakkında daha fazla bilgi almak için Ürünler sayfamıza göz atın!